Ana içeriğe atla

Ruh halimdeki değişim





 


 Merhabalar, ocak ayını çok mutlu karşılamama rağmen devamında enerjimi koruyamadım. Üzerine de temizinden grip oldum. Bugün okuldan geldiğimde yatakta bitap düşmüş halde buldum kendimi. Bağışıklığı yüksek tutayım, güzel besleneyim derken fazla kaçırılan  yemek üzerine uyuyakalma sonucu un çuvalı misali uyandım.

   Ve sonra dedim ki benim bu bünyeye neşe enjekte etmem lazım. Böyle olmayacak odada ders notları yığınına bakarak strese girmekten başka bir şey yapmıyordum masa başında. Oysa gayet de başa çıkabilirim derslerimle, daha önce bölümümle ilgili İngilizce klasik ya da sözlü sınava girmediğimden üzerimde daha önce yaşanmamışı yaşayacak olma gerginliği var. Ama üstesinden gelebilirim kendime inanıyorum.

   Öncelikle odaya miss gibi yumoş kokusu dolsun diye dolabımda ne var ne yoksa yıkayıp serdim. Bunu yaparken de taktım kulaklığı en enerjik disko müziklerini dinledim. Bununla da yetinmiyorum bir haftadır okul harici dışarı çıkmadığımdan olmaz böyle Erasmus'a bunalıma gelmedin dedim ve şimdi güzelce giyindim süslendim dışarı çıkıyorum. Haftasonu uzun masabaşı mesaileri gerekse de bugün cuma bir zamanlar cuma gününü aşırı severdim. Neden şimdi de enerji toplama günü olmasın?

   Fotoğraf maalesef ki eski. Milano müze gününden, Picasso tablosu ve ben.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ahh Gülbeşeker!

  Merhabalar, bugün size bahsetmek istediğim, gönülden sevmekte olduğum Çalıkuşu romanı ve filmleri. Ben çok eski basım bir Çalıkuşu romanına sahibim. Lise yıllarında eski bir yerden bulmuştum. Kalın bordo kapaklı bir kitap. Kendisine sahip olmaktan çok mutlu ve de gururluyum umarım o da benimle aynı düşünceleri paylaşıyordur.     Geçen yurttan bir kız arkadaşıma uyku öncesi papatya çayı içmeye çıktım dedik ki hadi bir Türk filmi izleyelim. İtalya'da ülkemizi pek özledik malum. Ve Çalıkuşu'nun birincisini izledik. Bugün de İtalyanca çalışırken aşırı acıkmam sonucu hadi ikinciyi de yemek yerken açıvereyim dedim. Açıkçası pek sevdim. Hazır 15 tatil de geliyor. Evinizde alırsınız çayınızı elinize izlersiniz. Hani klasik bir soru vardır ya. Yeşilçam'da en sevdiklerin kimdir diye. Ben erkek oyuncu olarak Kartal Tibet derim hep. Burada malum Kamuran biraz konakta el bebek gül bebek büyümüş ee biraz da çapkın rolünde ama hala sevmekteyim kendisini.  ...

Görüşürüz Sierra

   Merhaba, bu sabah güzel bir şekilde uyandırılmasam da arkasını güzel getirmeye kararlı bir şekilde yeşil çayımı demledim ve yoğurt yulaf karışımımı hazırladım ve bilgisayardan Sierra Burgess is a loser açtım. Filmin fragmanını beğenmiştim ve ne zamandır izlemek aklımdaydı. Güzel bir sabah adına izlenebilir bir film bence. Sierra da kendime dair pek çok şey buldum. Lisede ben de bir ara en önde otururdum ve teneffüslerde kitap okur, edebiyat derslerine bayılırdım. Sayısalcı olmama rağmen kendi kendime dönem analizi yapmaya çalışır, Tanzimat dönemini işlerken kitaplarını toplayıp okurdum. Bir dönem George Orwell ''1984'' ile felsefeye de ilgi duymaya başlamıştım. O yazarın ''Hayvan Çiftliği'' de beni o dönemler çok etkilemişti ve daha sonra üniversitede tiyatrosuna gitme fırsatı yakalamıştım. Yakalamıştım diyorum çünkü Ankara'da böyle oyunlara gidebilmek için bilet kovalamak zorundasınızdır ve ben bu konuda hiç şanslı sayılmam. Seçmeli dersl...

Akışa Dur de!

         Bizi sürükleyen akışta kafamızdaki olmak istediğimiz insandan uzaklaşmak... Bu aslında sana hayatın kesin olarak yapacağını bildiğin bir şey. Birazcık düşünmezsen 'Ben şu anda ne yapmak istiyorum'u  hayat senin yerine karar veriyor hemen. Hayatımıza girdiğimiz sınavlar, erken hayata atılma denilen toplumun getirdiği yük karar veriyor. Aman okulum uzamasın aman şuna çok vakit ayırırsam derslerime çalışamam derken bir bakıyorsun ilgi alanların, defterlerine yazdığın hayaller bir kenarda yığın olmuş kalmış.          Yazın gelişi azıcık soluklanma vaktidir. Biraz düşünme. Ağaç gölgelerinde hamaklarda yatma. Deniz kokusu çekerek şezlonglarda kestirme. Ruhunu dinlendirecek hafif kitaplar okuma vaktidir yaz. Yazın insanın canı Rus edebiyatından okumak çekmez mesela.           Ben temmuz ayı itibariyle uzun zamandır hayalini kurduğum düşler odaklı bir hayata birazcık göz kırpacağım.     ...